Küçük Modüler Reaktörler Geliyor Mu?
Hem dünyada hem de Türkiye’de enerji talebi artarken net sıfır hedefleri doğrultusunda bu talebin karbon emisyonları düşük kaynaklardan sağlanma ihtiyacı da önemli bir gündem oluyor. Karbon emisyonları düşük kaynaklar arasında nükleer enerji de yerini almış durumda. Evet, nükleer güç santralleri 1957 yılından beri elektrik karışımının bir parçası. Ancak büyük ölçekli nükleer güç santrallerinin yanı sıra son yıllarda artık yeni bir teknolojiyi de giderek daha fazla konuşuyoruz; küçük modüler reaktörler (SMR).
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (IAEA) göre, 300 megavat veya daha küçük kapasiteye sahip gelişmiş nükleer reaktörlere SMR adı veriliyor[1]. SMR’lar elektrik üretimi dışında ısı, hidrojen ve deniz suyu arıtma gibi alanlarda da kullanılabiliyor. Daha küçük bir fiziksel alan kaplayarak çok amaçlı kullanım imkanları sunmaları nedeniyle enerji üretiminde önemli olabilecek bir kavram olarak ön plana çıkıyorlar. Bu doğrultuda SMR’lar teknoloji şirketlerinin kurmayı planladıkları veri merkezlerinin enerji ihtiyacının karşılanması için de bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Ancak SMR’ların su ihtiyacı ve bu çerçevede ekosisteme verebileceği zarar da göz ardı edilmemeli. Bununla birlikte güvenlik sistemlerinin ve atık yönetimi gerekliliğinin de SMR tartışmalarında yer alması gerekiyor.
Dünya Nükleer Enerji Örgütü’ne göre tüm dünyada biri Çin’de ikincisi de Rusya’da olmak üzere toplam 140 MW kapasiteye sahip iki adet SMR işletmede[2]. Bununla birlikte yine aynı verilere göre toplam 129 adet SMR inşaat ve planlama aşamasında. Yani yakın dönemde çok daha fazla sayıda SMR enerji arzında aktör olacak. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2025 yılında yaptığı bir çalışmada 2050 yılında net sıfırı hedefleyen senaryosunda SMR’ların 2050 yılında 200 gigavat (GW) kapasiteye ulaşabileceğine işaret ediyor.
Türkiye de 2053 yılı net sıfır hedefleri çerçevesinde SMR’ları enerji karışımında bulundurmayı hedefliyor. 2024 yılında yayımlanan “2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi” dokümanında SMR’lara atıf verilerek Türkiye’nin 2053 yılı birincil enerji tüketiminde nükleer enerjinin payının %29,3’e ulaşması hedeflendiği belirtiliyor[3]. 2023 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin nükleer enerji santrali hedefi kapsamında 5 GW’lık SMR’ın sisteme dahil edilebileceğini vurguladı[4]. Bununla birlikte 2025 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan “2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi”nde Türkiye’nin SMR teknolojilerinin ticarileşmesini sağlamak amacıyla yerli sanayinin daha fazla dâhil olacağı yenilikçi iş modelleri ve yasal çerçeveler geliştirmekte olduğu kaleme alındı[5].

[1] Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), “What are Small Modular Reactors (SMRs)?”, 2023. https://www.iaea.org/newscenter/news/what-are-small-modular-reactors-smrs
[2] Dünya Nükleer Enerji Örgütü, 2025. https://world-nuclear.org/information-library/nuclear-power-reactors/small-modular-reactors/small-modular-reactor-smr-global-tracker
[3] İklim Değişikliği Başkanlığı, “2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi”, 2024. https://iklim.gov.tr/db/turkce/dokumanlar/turkiyenin--8230-3143-20250210095501.pdf
[4] BloombergHT, 2023. https://www.bloomberght.com/bakan-bayraktar-3-nukleer-santral-icin-cin-ile-anlasmaya-yakiniz-2338396?page=3
[5] Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2025. https://hamle.sanayi.gov.tr/Files/dokumanlar/2030SanayiveTeknolojiStratejisi.pdf
Bunlar da İlginizi Çekebilir