COP31’e Doğru Türkiye Elektrik Piyasasının İhtiyacı: Esneklik
Nisan ayının başında yayımladığımız “Elektrik Piyasasının Kriz Kalkanı: Yenilenebilir Enerji” başlıklı Mercek Altında raporumuzda1 küresel enerji fiyatları artarken, Türkiye’de piyasa takas fiyatının (PTF) neden düştüğünü ele almış, PTF’nin düşüşünü harekete geçiren ana faktörün elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının artan payı olduğunu vurgulamıştık. Raporumuz sonrası açıklanan Nisan ve Mayıs ayı gözlemlerini de analize dahil ettiğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik piyasasını yönlendirmeye devam ettiğini görüyoruz.
2026 Nisan ayında Türkiye’de üretilen elektrik içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %70’in üzerine çıkarak rekor kırarken, benzer seviyeler Mayıs ayında da kaydedilmeye devam ediyor. Önceki yıllara göre yüksek üretim sağlayan yenilenebilir enerji kaynakları arasında ise hidroelektrik santraller ön plana çıkıyor. 2026 yılının ilk dört ayında üretilen toplam 118,4 teravatsaatlik (TWh) elektriğin yaklaşık %30’unun hidroelektrik santrallerden sağlandığı görülüyor. Bir önceki yılın aynı döneminde bu pay %18,8 olarak gerçekleşmişti.
Tüm bu süreçte hidroelektrik santrallerden elektrik üretimini, güneş ve rüzgârın da desteklediği görülürken, bu iki kaynağın elektrik üretimindeki toplam payının yılın ilk dört ayında %22,2 olduğu kaydediliyor. Bu doğrultuda, Mayıs ayının ilk 20 gününde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı %71,5’lik pay ile tarihsel ortalamaların üzerinde seyretmeye devam ediyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki yüksek payı PTF’nin önceki yıllara kıyasla daha düşük gerçekleşmesine sebep oluyor. Buna göre Nisan 2026’da PTF’nin bir önceki yılın aynı dönemine göre %62,4’lük düşüş ile 921 TL/MWh’e indiği görülüyor. Mayıs ayının ilk yirmi gününde ise bu değer 681,4 TL/MWh seviyelerine gerilemiş durumda. Düşük seyrin yanında gün içinde oluşan PTF değerlerinin gündüz ve gece için farklılaştığı, gece saatlerinde PTF’nin yükseldiği ve bu sebeple maliyetlere yönelik belirsizliğin arttığı kaydediliyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimdeki yüksek payı, elektrik sistemlerinin sürdürülebilir bir şekilde çalışmasına destek olacak depolama sistemleri, akıllı sayaçlar gibi esneklik uygulamalarına yönelik atılacak adımları daha önemli kılıyor.
“Temiz Enerji Dönüşümü” Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) öncelikli temaları2 arasında yer alırken, sistemin daha etkin çalışmasına katkı sağlayacak şebeke altyapısı, depolama ve esneklik mekanizmaları ile birlikte enerji verimliliği gibi konuların da gündemde olacağı kaydediliyor. Ayrıca, Türkiye’nin 2035 yılına yönelik yenilenebilir enerji hedeflerinde COP31 döneminde yukarı yönlü güncelleme yapacağı da belirtiliyor3. Buna göre COP31’de elektrik sistemlerinin esnekliği ve etkin yönetimi için hedeflerden uygulamaya geçişi hızlandıracak adımların atılması Türkiye’nin elektrik piyasası için önem taşıyor.
[1] https://www.tskb.com.tr/uploads/file/elektrik-piyasasinin-kriz-kalkani-yenilenebilir-enerji.pdf
[3] https://yesilekonomi.com/yenilenebilirde-yeni-hedefler-cop31de-aciklanacak