Enerjide Dışa Bağımlılık ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımı
Türkiye enerjide dışa bağımlılığı yüksek bir ülke. Yıllıklandırılmış net enerji ithalatı rakamları da bunu gösteriyor. Son 20 yıla baktığımızda ortalamada yıllık yaklaşık 40 milyar dolarlık net ithalat yapıldığı, bunun da ortalamada GSYH’nin %4,5’ine denk geldiği görülüyor. 2026 yılı temmuz ayı itibarıyla küresel enerji fiyatlarındaki yüksek seviyelerin de etkisiyle yıllıklandırılmış net enerji ithalatı yükseliş kaydetti ve 50,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Enerjideki yüksek dışa bağımlılığın Türkiye’nin dış ticaret açığının temel faktörlerinden birisi olduğu karşımıza çıkıyor. Yüksek net enerji ithalatı, dış ticaret açığı üzerinden cari dengeye de olumsuz yansıyor. Örneğin, 2026 yılı temmuz ayında yıllıklandırılmış enerji hariç cari işlemler dengesinin 9,8 milyar dolar fazla vermesi dikkat çekiyor. Dolayısıyla yüksek enerji ithalatı cari denge tarafında da aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Sonuç olarak, ortaya çıkan cari açığın finansmanı döviz ihtiyacını artırırken, Türkiye’nin dış dengesi açısından kırılganlık yaratıyor.

Son yıllarda ortaya çıkan pozitif gelişmelerden en önemlisi enerji arzında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artıyor olması. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) ulusal enerji denge tabloları1 verilerine göre toplam enerji arzında 2005 yılında %5,4 olan yenilenebilir enerji payı 2024’te %17,8’e yükselmiş durumda. Özellikle 2014 yılı sonrasında yenilenebilir kaynak kullanımında bir ivmelenme dikkat çekerken, yenilenebilir enerji payının 2022 yılında %19,2’ye ulaştığı görülüyor. Rüzgâr, su, güneş ve jeotermal gibi yerli kaynaklardan daha fazla faydalanılması petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtlara ihtiyacı sınırlıyor. Ayrıca bu fosil kaynakların önemli bir kısmı yurtdışından sağlandığı için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim dış bağımlılığı azaltıyor. Yaptığımız hesaplamalar son 20 yılda, artan yenilenebilir enerji kullanımının enerji ithalatı faturasında 78 milyar dolarlık bir tasarrufa neden olduğunu gösteriyor.

Enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim dış denge ve döviz rezervlerine destek olduğu gibi, fosil yakıtlardan kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltarak Türkiye’nin Net Sıfır Patikası’nda2 ilerlemesini sağlayacak en önemli adımlardan birisi. Özellikle 2014 yılı sonrasında yenilenebilir enerji payında sağlanan ilerleme umut verici görünse de 2020 yılı sonrasında bu iyileşmenin bir miktar yavaşladığı görülüyor. Çevresel hedeflere ulaşmak konusunda hâlâ katedilmesi gereken önemli bir mesafe olsa da ülkenin potansiyel yenilenebilir enerji kaynakları hedeflere ilerleme konusunda kalıcı bir çözüm sunabilir.
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP 31, yenilenebilir enerji kapasitesinin artışında yeni bir ivme yakalanması, yeni taahhüt, planlama ve çok taraflı kalkınma bankalarından finansman sağlanması için fırsata dönüştürülebilir. Böylece hem enerjide dışa bağımlılık azaltılarak cari dengede iyileşme sağlanabilir, hem de net sıfır hedeflerine yaklaşma açısından ivme kazanılabilir.