search
Ezgi İpek Koçlu
Ezgi İpek Koçlu
Diğer Yazıları

Temiz Enerji Teknolojilerinin İtici Gücü: Sanayi Politikası

30. Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı (COP30) 10-21 Kasım tarihleri arasında Brezilya’nın Belém kentinde düzenlendi. COP30’un gündeminde ekosistem krizi ile mücadelede finansman ihtiyacı, ülkelerin güncellenmiş katkı beyanları, çok taraflılık ve taahhütlerden uygulamaya geçiş gibi konular yer aldı. Ayrıca, temiz enerji teknolojilerine yönelik tartışmaların da COP30 boyunca sürdüğünü gözlemledik.

Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği 2015 yılından bu yana temiz enerji teknolojileri ülkelerin gündeminde giderek daha fazla yer alırken, özellikle güneş ve rüzgâr enerjisine yönelik kurulumların artışı dikkat çekiyor. Bu doğrultuda, 2015 yılında 226 gigavat (GW) olan güneş kurulu gücünün 2024 yılında 1.866 GW’a, rüzgâr kurulu gücünün ise 416 GW’dan 1.133 GW’a yükseliş dikkat çekti.1 Aynı dönemde elektrikli araçların satışı ise 0,5 milyondan 17,3 milyona çıktı.2 Ayrıca bu dönemde enerji depolama, akıllı şebekeler, enerji verimliliği gibi diğer temiz enerji teknolojilerinin de öne çıktığı söylenebilir.

Yenilenebilir enerji kurulumlarının küresel dağılımına baktığımızda 2015-2024 yılları arasında Çin’in payının %26’dan %41’e çıktığı görülüyor. Çin’i %10 seviyelerinde seyreden ABD takip ederken, ilk 5 ülkenin küresel yenilenebilir enerji kapasite artışlarındaki payının %64 olması dikkat çekiyor.

Bu bölgesel farklılıkların tüm temiz enerji teknolojilerinde kapanması için itici bir güce ihtiyaç duyulurken, bu noktada sanayi politikaları öne çıkıyor. COP30’da bu tartışmaya yönelik alınan en önemli kararın ise “Yeşil Sanayileşme için Belém Bildirgesi”nin yayımlanması olduğunu görüyoruz.3 Bildirge, temiz enerji teknolojilerinin hızlandırılmasına yönelik sanayi politikası tasarımı ve uygulamasını geliştirmeyi hedefliyor. Bildirgenin imzacıları arasında Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İngiltere ve Güney Kore’nin de dahil olduğu 35 ülke ve uluslararası kurum bulunuyor. Bildirge temiz enerji teknolojilerinin tanımına yenilenebilir enerji teknolojileri ile birlikte depolama, enerji verimliliği, döngüsel üretim ve sürdürülebilir madenciliği de dahil ediyor.

Yeşil Sanayi için Belém Bildirgesi’nin önemli bir diğer özelliği de sanayi politika tasarımına insan vurgusunu dahil etmesi. Bu doğrultuda sanayi politikasının merkezine bölgesel kapsayıcılık, yerel topluluklar ve adil dönüşüm koyuluyor. Bununla birlikte iş yaratımına da vurgu yapılıyor. Tüm bu tartışmaların ışığında temiz enerji teknolojilerinin kullanımının hızlanması ve bölgesel farkların kapanmasına yönelik atılacak adımlarda sanayi politikasının insan vurgusu ile birlikte öne çıkmaya devam edeceğini söyleyebiliriz.


1 IRENA, 2025. https://www.irena.org/Publications/2025/Jul/Renewable-energy-statistics-2025

2 IEA, 2025. https://www.iea.org/reports/global-ev-outlook-2025/executive-summary

3 COP30 Başkanlığı, 2025. https://share.google/P8IaK2tGHDyXjD87w