search
Barış Güven
Barış Güven
Diğer Yazıları

Dijital Zamanlar: Bir Teknoloji Devrimi Olarak Dijitalleşme

Bir önceki yazıda dijitalleşme kavramı için bir çerçeve çizmeye çalışmış ve üç faklı dijital ekonomiden oluşan bir sınıflandırmanın faydalı olabileceğini ifade etmiştik. En dar kapsamlı çekirdek dijital ekonominin büyük ölçüde Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nden (BİT) oluştuğunu görmüştük. Fakat neden özel olarak dijitalleşme ve daha özel olarak da BİT üzerinde duruyoruz?

Çekirdek dijital ekonominin en yaygın ürünlerinden biri olan bilgisayarlar aslında ilk kez 1940’larda kullanıldı. Yine telefon 19. yüzyılın sonlarından bu yana kullanılmakta olan bir iletişim teknolojisi. Fakat dönüm noktası sayılabilecek bir gelişme 1970’lerden başlayarak mikroişlemcilerin hem bilgisayarlarda hem de diğer BİT ürünlerinde kullanılmaya başlanması. Bir süredir ileri çiplerin üretiminde geri kalması ve ABD hükümetinin kendisine hissedar olması ile gündeme gelen Intel’in 1971’de ürettiği mikroçip, 1946’da saniyede 5.000 işlem yapabilen ilk programlanabilir bilgisayardan on iki kat daha fazla işlem gücüne sahipti(1). Üstelik 1946’daki bilgisayar milyonlarca dolara mal olmuşken, Intel’in mikro işlemcisi sadece 200 dolara satılmaktaydı(2). 1970’lerden itibaren mikroişlemcilerin işlem güçleri sistematik bir şekilde artarken fiyatları da sürekli bir şekilde düştü. Bu işlemcileri kullanan bilgisayar ve diğer elektronik ürünlerin fiyatları da benzer bir patika izledi(3). Tüm bu gelişmelerde Intel’in kurucularından biri olan Gordon Moore tarafından ilk kez 1965’te dile getirilen ve entegre devreler üzerindeki transistor sayısının yaklaşık her iki yılda bir iki katına çıkmasını ifade eden Moore Yasası büyük rol oynadı. Yalnızca bilgisayarların hesap gücü artmakla kalmadı, enerji verimlilikleri de katlanarak arttı(4).

Böylece, önceki teknoloji ya da sanayi devrimlerinde olduğu gibi bir anahtar girdi giderek ucuz bir şekilde üretilir hale geldi(5). Kişisel bilgisayarlar, cep telefonları, diğer elektronik ürünler ve tüm bu ürünlerde kullanılan yazılım uygulamaları taşıyıcı üretim kolları olarak işlev gördü(6). Yine 1990’ların ortalarından başlayarak hayatımıza giren internet ise yeni bir altyapı unsuru oldu, iletilebilir bilginin hacminin artmasını sağladı. Dolayısıyla, önceki teknoloji devrimlerinde olduğu gibi bir yenilikler takımı bu kez bilgisayar, elektronik, telekomünikasyon ve yazılım endüstrilerinde bir araya geldi. Bu endüstriler oldukça hızlı bir şekilde büyüyerek hem ekonomiye yeni bir dinamizm kattılar hem de bu büyümenin sonucu olarak işletmelerde ve günlük hayatta giderek ağırlık kazandılar. Böyle olmakla beraber, yine önceki teknoloji devrimlerinde olduğu gibi, dijital teknolojilerin hissedilebilir etkilerinin ortaya çıkması için görece uzun bir sürenin geçmesi gerekti. ABD’li iktisatçı Robert Solow 1989’da “bilgisayar çağını verimlilik istatistikleri dışında her yerde görebilirsiniz”(7) dedikten bir yıl sonra başka bir iktisatçı Paul David biraz daha beklenmesi gerektiğini söylerken tam da bu örüntüye işaret ediyordu(8). Gerçekten de dijital teknolojilerin örneğin ABD ekonomisinde emek verimliliğini anlamlı bir şekilde artırması için 1990’ların ortalarına kadar beklemek gerekti(9).

Teknoloji devrimlerinin ekonomiye üretilen mal ve hizmetlerin değişmesinin ötesinde etkileri olur. İş organizasyonu, iş modelleri, meslek ve beceriler, çalışma biçimleri ve daha genel olarak kültür teknoloji devriminden etkilenerek değişir. Bu ilişkiyi yakalamak için kimi iktisatçılar tekno-ekonomik paradigma kavramını önermişlerdir(10). Örneğin, dijitalleşmeye denk gelen tekno-ekonomik paradigmada ağ benzeri yapılar, üretimin küresel ölçekte örgütlenmesi, anlık temas kurma ve harekete geçme, bilgi-yoğun işlerde artış, bilginin sermayeye dönüşmesi ve uzaktan çalışma gibi bir dizi olgu karşımıza çıkar.

İzleyen yazılarda hem dijitalleşmenin etkilerini ve yeşil dönüşümle neden birlikte ele alındığını anlamaya çalışacağız hem de yapay zekâya bu bağlamda nasıl yaklaşabileceğimizi tartışacağız.



(1) Lynn Margherio vd., The Emerging Digital Economy (US Department of Commerce, 1999).

(2) A.g.e.

(3) Chris Freeman ve Francisco Louçã, As Time Goes By: From the Industrial Revolutions to the Information Revolution (Oxford University Press, 2001).

(4) Max Roser vd., “What Is Moore’s Law?”, Our World in Data, 28 Mart 2023, https://ourworldindata.org/moores-law.

(5) Freeman ve Louçã.

(6) A.g.e.

(7) Robert M Solow, “We’d Better Watch Out”, New York Times Book Review, 12 Temmuz 1987.

(8) Paul A. David, “The Dynamo and the Computer: An Historical Perspective on the Modern Productivity Paradox”, The American Economic Review 80, sy 2 (1990): 355-61.

(9) Robert J. Gordon, The Rise and Fall of American Growth: The U.S. Standard of Living since the Civil War (Princeton University Press, 2016).

(10) Carlota Perez, “Technological revolutions and techno-economic paradigms”, Cambridge Journal of Economics 34, sy 1 (2010): 185-202.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Diğer Blog Yazıları